ASMR

Uzun zamandır YouTube’da farklı bir fenomen var. Eğer otomatik oynatma seçeneğiniz açıksa hiç alakası olmayan bir video izlerken bile denk gelmiş olabilirsiniz. Çünkü herhangi bir şey için bile videosu var. Bu fenomen: ASMR.

Peki, nedir bu ASMR?

ASMR (Autonomic Sensory Meridian Response) kelime anlamı olarak; otonom duyusal meridyen tepki demek. En basit hali ile; baş bölgesinin arkasında oluşan karıncalanma/sızlama hissi olarak tanımlanmış.

Biraz daha açarsak; dışsal (ve genellikle sosyal) tetikleyicilere* yanıt olarak, istemeden meydana gelen, genellikle başın arkasında karıncalanma ya da sızlama hissi oluşturan ve rahatlama hissi yaratan ses-duyu sinestezi olarak tanımlanıyor. Ancak yine de ASMR’ı Sinestezi ile karıştırmamak gerekli.

*Tetikleyici: Karıncalanma/sızlanma hissini oluşturan dışsal uyaranlar.

ASMR videolarını basitçe anlatmak gerekirse; videoyu hazırlayan kişi, video boyunca bir konu ya da karışık bir senaryoyu genellikle binaural mikrofona konuşarak fısıldayan bir ses tonu ile oynuyor. Bir çok videoda farklı nesneler kullanılarak bu sesler çeşitlendiriliyor. Ancak, yumuşak ses her zaman videodaki ana unsur olarak kalıyor.

Özellikle yapılan araştırmaların çoğu uykusuzluk ve depresyon gibi durumlarda ASMR’ın bir yöntem olarak kullanılıp kullanılmayacağına yoğunlaşmış durumda. Yapılan çalışmalarda; ASMR’ın fizyolojik olarak kalp atış hızını düşürdüğü ve rahatlatıcı-yatıştırıcı bir etkiye sahip olduğu görülmüş. Ancak bu araştırmalar şimdilik kısıtlı sayıda. Araştırmalar sonuçlanana kadar bilimsel literatürde henüz yer almadığını bilmemiz yerinde olacak.

Fenomenden Popüler Kültüre

Bunlar işin birazcık bilimsel kısmıydı. Asıl konumuz işin içerisine dijital kültür ve bununla bağlantılı olarak dijital medya araçlarının girdiğinde durumun ne boyuta geldiği.

ASMR’ı bu kadar ünlü yapan ve terimini ortaya atan ilk kişi Jennifer Allen. Kendisi ile yapılan bir röportajda; ASMR’ı ilk defa 20’li yaşlarda deneyimlediğini anlatıyor. Devam eden süreçte uzun süre bu hissiyatı ile ilgili bir kaynak bulamamış ancak 2007 yılında #steadyhealth forumunda kendisi ile benzer deneyimleri yaşayanlar olduğunu görmüş ve 2010 yılında Facebook sayfası açarak örgütlenmeye başlamışlar.

Bu deneyimi yaşayan insanlar tarafından beyin orgazmı olarak adlandırılan bu fenomen; söz konusu sosyal medya, trollük ve linç kültürü olunca Jennifer Allen tarafından (alay konusu olmadan daha rahat konuşulmasını sağlamak için) ASMR terimini ortaya atılmış ve benimsenmiş. 2009 yılında açılan YouTube kanalı (WhisperingLife), 2011 yılında açılan Reddit topluluğu ve 2013 yılında ASMR içeriğinin Wikipedia tarafından kabul edilmesi ile beraber bu fenomen hızla yayılmaya başlamış.

Tabi ASMR fenomeninin dijital medyada yer alması ve ASMR videolarının git gide daha fazla izlenmesi sayesinde The Washington Post gibi önemli medya kuruluşları da yaptıkları haberlerde bu fenomene yer vermeye ve dolayısıyla ana akım medyada da yer almaya başlamış.

ASMR içeriği üreten kişiler kendilerine ASMRtist adını veriyor ve işin ilginci medya kuruluşları bazı ASMRtist’lerin yaptıklarının sanat olup olmadığını ciddi ciddi tartışmaya açmış durumda.

ASMR videoları gün geçtikte daha farklı konular ile ilgileniyor gibi görünüyor. Videolar; fısıldama, yavaş hareketler, nesne sesi  vb. seslerden; dudak sesi, öpücük sesi, ağız şapırdatma sesi, masaj asmr’ı gibi videolara evrilmeye başlamış durumda ve git gide daha fazla ilginçleşiyor.

Tabi izlenme ve orantılı olarak elde edilen YouTube geliri yüzünden artık bir çok ASMR kanalı bir nevi fetiş nesnesi haline geliyor gibi görünüyor ki yaklaşık bir iki yıldan beri bu konu tartışılıyor.

Bu İş Nereye Gider?

ASMR videoları normalde yapısı itibariyle kişiye özel deneyim olması gerekirken kamuya açık durumda. Özellikle bir çok kadın asmrtist kendi cinselliğini ön plana çıkararak konuyu oldukça farklı boyutlara taşıyor. Binlerce YouTube kanalı, milyonlarca kişiye video içerik üretiyor ve içerikle hızla tüketiliyor. Dijital alem ve popüler kültür özelinde daha önce yaşanmış olan eğilim ve trendlere bakarsak ASMR videolarının da nereye gideceği belli gibi. Belirli bir noktada gerileme yaşanması kaçınılmaz gibi görünüyor. Daha önce birçok akım çıkış trendini sürdürmüş olsa da günümüzde kısıtlı bir kitleye hitap ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir